<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>OKS ÖSS KPSS Video Dersleri</title>
	<link>http://www.videoders.net</link>
	<description>Matematik-Geometri-Fizik-Kimya-Biyoloji-Edebiyat</description>
	<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:50:43 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Edebi Akımlar</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar.html</guid>
		<description><![CDATA[









 TANIM
 Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisidir. Belli başlı edebi akımlar, klasizm, romantizm (coşumculuk), parnasizm (sanat sanat içindir), naturalizm (doğalcılık), sembolizm (simgecilik), idealizm (ünanimizm), realizm (gerçekçilik), fütürizm (gelecekçilik), dadaizm, gerçeküstücülük (sürrealizm), letrizm (harfçilik), varoluşçuluk (egzistansiyalizm), [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TANIM</strong></p>
<p><font class="yazi"> Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisidir. Belli başlı edebi akımlar, klasizm, romantizm (coşumculuk), parnasizm (sanat sanat içindir), naturalizm (doğalcılık), sembolizm (simgecilik), idealizm (ünanimizm), realizm (gerçekçilik), fütürizm (gelecekçilik), dadaizm, gerçeküstücülük (sürrealizm), letrizm (harfçilik), varoluşçuluk (egzistansiyalizm), personalizm (kişilikçilik) olarak sıralanabilir. </font></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/klasizm.html"> Klasizm</a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/romantizm.html"> Romantizm</a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/realizm.html"> Realizm<br />
</a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/parnasizm.html"> Parnasizm</a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/naturalizm.html">Naturalizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/sembolizm.html">Sembolizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/idealizm.html"> İdealizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/gelecekcilik.html">Fütürizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/dadaizm.html">Dadaizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/surrealizm.html">Sürrealizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/letrizm.html">Letrizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/egzistansiyalizm.html">Egzistansiyalizm </a></p>
<p><a href="http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/kisiselcilik.html">Kişiselcilik<br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kişiselcilik</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/kisiselcilik.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/kisiselcilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:44:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/kisiselcilik.html</guid>
		<description><![CDATA[
KİŞİSELCİLİK
Kişiselcilik, soyut düşüncülükle özdekçiliğin karşısına tinsel gerçekliği, sözü geçen iki bakış açısının da parçalara böldüğü birliği yeniden yaratacak sürekli çabayı koyar. Kişiselcilik, Descartes&#8217;in &#8220;Düşünüyorum öyleyse varım&#8221; (Cogito ergo sum) geleneği içinde yer alır. Kişiselciliğin ana yapısı şöyle özetlenebilir: Kişilik, bilinç, kendi yargısını özgürce belirleme, amaçlara yönelme, zamanın akışına karşı öz kimliğini sürdürme ve değerlere bağlanma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>KİŞİSELCİLİK</strong></li>
<li>Kişiselcilik, soyut düşüncülükle özdekçiliğin karşısına tinsel gerçekliği, sözü geçen iki bakış açısının da parçalara böldüğü birliği yeniden yaratacak sürekli çabayı koyar. Kişiselcilik, Descartes&#8217;in &#8220;Düşünüyorum öyleyse varım&#8221; (Cogito ergo sum) geleneği içinde yer alır. Kişiselciliğin ana yapısı şöyle özetlenebilir: Kişilik, bilinç, kendi yargısını özgürce belirleme, amaçlara yönelme, zamanın akışına karşı öz kimliğini sürdürme ve değerlere bağlanma gibi temel özellikleri nedeniyle, bütün gerçekliğin dokusunu oluşturur.<br />
Felsefi yönden <strong>Gottfried Wilhelm Leibniz</strong> bu akımın kurucusu, <strong>George Berkeley</strong> de başlıca kaynaklarından biri olarak kabul edilir. Edebiyatta en önemli savunucusu <strong>Emmanuel Mounier</strong>’dir.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/kisiselcilik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Egzistansiyalizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/egzistansiyalizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/egzistansiyalizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:44:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/egzistansiyalizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
VAROLUŞÇULUK (Egzistansiyalizm)
 Yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa’da ortaya çıktı. Öncelikle bir felsefi akımdır. En önemli temsilcileri Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean-Paul Sartre, Gabriel Marcel ve Maurice Merleau-Ponty olmuştur. Felsefi bakımdan temelleri ise bunlardan önce Nietzsche, Kierkegaard ve Husserl gibi düşünürler tarafından atılmıştır. Varoluşçuluk 4 temel fikri savunur:
1. Varoluş her zaman tek ve bireyseldir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>VAROLUŞÇULUK (Egzistansiyalizm)</strong></li>
<li> Yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa’da ortaya çıktı. Öncelikle bir felsefi akımdır. En önemli temsilcileri <strong>Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean-Paul Sartre, Gabriel Marcel</strong> ve <strong>Maurice Merleau-Ponty</strong> olmuştur. Felsefi bakımdan temelleri ise bunlardan önce <strong>Nietzsche, Kierkegaard</strong> ve <strong>Husserl</strong> gibi düşünürler tarafından atılmıştır. Varoluşçuluk 4 temel fikri savunur:<br />
1. Varoluş her zaman tek ve bireyseldir. Bu görüş bilinç, tin, us ve düşünceye öncelik veren idealizm biçimlerinin karşıtıdır.<br />
2. Varoluş, öncelikle varoluş sorununu içinde taşır ve dolayısıyla varlık&#8217;ın anlamının araştırılmasını da içerir.<br />
3. Varoluş insanın içinden bir tanesini seçebileceği bir olanaklar bütünüdür. Bu görüş her türlü gerekirciliğin karşıtıdır.<br />
4. İnsanın önündeki olanaklar bütünü öteki insanlarla ve nesnelerle ilişkilerinden oluştuğundan varoluş her zaman bir &#8220;dünyada var olma&#8221;dır. Bir başka deyişle insan her zaman seçimini sınırlayan ve koşullandıran somut tarihsel bir durum içindedir.<br />
Varoluşçuluğun etkileri çağdaş kültürün çeşitli alanlarında görüldü. <strong>Kierkegaard</strong>’ı izleyen <strong>Franz Kafka</strong>, Das Schools, Şato, Der Prozess, Dava adlı eserlerinde insanın varoluşunu bir türlü ulaşamadığı istikrarlı, güvenli ve parlak bir gerçeklik arayışı olarak betimledi. Çağdaş varoluşçuluğun özgün temaları, <strong>Sartre</strong>’ın oyunları ve romanlarında, <strong>Simone de Beauvoir</strong>’in yapıtlarında, <strong>Albert Camu</strong>s’nün roman ve oyunlarında, özellikle de L’Homme Revolte (Başkaldıran İnsan) adlı denemesinde işlendi.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/egzistansiyalizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Letrizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/letrizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/letrizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/letrizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
HARFÇİLİK (Letrizm)
 Öncülüğünü Romen asıllı şair Isidore Isou&#8216;nun yaptığı, 2’nci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan bir akımdır. Şiirde en küçük birim olarak sözcükleri değil harfleri temel alır. Bu yolla da yeni bir şiir ve yeni bir müzik yazmayı amaçlayan bir karşı-akım niteliğindedir. Isou’ya göre, &#8220;harf olmayan ya da harf olmayacak hiç bir şey tinsel olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>HARFÇİLİK (Letrizm)</strong></li>
<li> Öncülüğünü Romen asıllı şair <strong>Isidore Isou</strong>&#8216;nun yaptığı, 2’nci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan bir akımdır. Şiirde en küçük birim olarak sözcükleri değil harfleri temel alır. Bu yolla da yeni bir şiir ve yeni bir müzik yazmayı amaçlayan bir karşı-akım niteliğindedir. <strong>Isou</strong>’ya göre, &#8220;harf olmayan ya da harf olmayacak hiç bir şey tinsel olarak da var olamaz.&#8221; Harfçilik, edebiyatın yanısıra sinemayı, dansı, müziği ve resmi de etkilemiştir. Çıkış noktaları, &#8220;sesleri, sözcükleri, imgeleri aynı anda topluca bir araya getirecek yeni anlatım yollarının araştırılması&#8221;dır. <strong>Francois Dufrene, Maurice Lemaitre</strong> gibi şairler bu akımın önemli isimleridir.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/letrizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sürrealizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/surrealizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/surrealizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/surrealizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK (Sürrealizm)
 Avrupa’da bir ve 2’nci dünya savaşları arasında gelişti. Bu akım temelini, akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadacıların eserlerinden alır. 1924’te &#8220;Manifeste du Surrealisme&#8221;i (Gerçeküstülük bildirgesi) hazırlayan şair Andre Breton’a göre gerçeküstücülük, bilinç ile bilinç dışını birleştiren bir yoldur. Ve bu bütünleşme içinde düşsel dünya ile gerçek yaşam &#8220;mutlak gerçek&#8221; ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>GERÇEKÜSTÜCÜLÜK (Sürrealizm)</strong></li>
<li> Avrupa’da bir ve 2’nci dünya savaşları arasında gelişti. Bu akım temelini, akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadacıların eserlerinden alır. 1924’te &#8220;Manifeste du Surrealisme&#8221;i (Gerçeküstülük bildirgesi) hazırlayan şair <strong>Andre Breton</strong>’a göre gerçeküstücülük, bilinç ile bilinç dışını birleştiren bir yoldur. Ve bu bütünleşme içinde düşsel dünya ile gerçek yaşam &#8220;mutlak gerçek&#8221; ya da &#8220;gerçeküstü&#8221; anlamda iç içe geçiyordu. <strong>Sigmund Freud</strong>’un kuramlarından etkilenin Breton için, bilinçdışı, düş gücünün temel kaynağı, deha ise bu bilinçdışı dünyasına girebilme yeteneği idi.<br />
Breton’un yanısıra <strong>Louis Aragon, Benjamen Peret</strong>, otomatik yazı yöntemleri üzerinde deneyler yaptılar. Kendi deyimleriyle, &#8220;gerçeküstü dünyanın düşsel imgelerini geliştirmeye&#8221; başladılar. Bu şairlerin dizelerindeki sözcükler, mantıksal bir sıra izlemek yerine bilinçdışı psikolojik süreçlerle bir araya geldiği için insanı irkiltiyordu. Gerçeküstücülük, yöntemli bir araştırma ile deneyi ön planda tutuyor, insanın kendi kendisini irdeleyip çözümlemesinde sanatın yol gösterici bir araç olduğunu vurguluyordu.<br />
1925’ten sonra gerçeküstücüler dağılmaya, başka akımlara yönelmeye başladı. Ama resimden, sinemaya, tiyatroya kadar bir çok sanat dalını derinden etkiledi. <strong>Andre Breton</strong>’un yanısıra <strong>P. J. Jouve, Pierre Reverdy, Robert Desnos, Louis Aragon, Paul Eluard, Antonin Arnaud, Raymond Queneau, Philippe Soupault, Arthur Cravan, Rene Char</strong> gerçeküstücülük akımının önemli isimleridir.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/surrealizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dadaizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/dadaizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/dadaizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:43:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/dadaizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
DADAİZM
 Jean Arp, Richard Hülsenbeck, Tristan Tzara, Marcel Janco ve Emmy Hennings’in aralarında bulunduğu bir grup genç sanatçı ve savaş karşıtı 1916 yılında Zürih’te Hugo Ball’in açtığı cafe’de toplandı. Fransızca’da oyuncak tahta at anlamına gelen &#8220;Dada&#8221; akımın ismi olarak seçildi. Bildirisi de burada açıklandı. Bu akım, dünyanın, insanların yıkılışından umutsuzluğa düşmüş, hiçbir şeyin sağlam ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>DADAİZM</strong></li>
<li> <strong>Jean Arp, Richard Hülsenbeck, Tristan Tzara, Marcel Janco</strong> ve <strong>Emmy Hennings</strong>’in aralarında bulunduğu bir grup genç sanatçı ve savaş karşıtı 1916 yılında Zürih’te Hugo Ball’in açtığı cafe’de toplandı. Fransızca’da oyuncak tahta at anlamına gelen &#8220;Dada&#8221; akımın ismi olarak seçildi. Bildirisi de burada açıklandı. Bu akım, dünyanın, insanların yıkılışından umutsuzluğa düşmüş, hiçbir şeyin sağlam ve sürekli olduğuna inanmayan bir felsefi yapıdan etkilenir. 1. Dünya Savaşı’nın ardından gelen boğuntu ve dengesizliğin akımıdır. Dada’cı yazarlar, Kamuoyunu şaşkınlığa düşürmek ve sarsmak istiyorlardı. Yapıtlarında alışılmış estetikçiliğe karşı çıkıyor, burjuva değerlerinin tiksinçliğini vurguluyorlardı.<br />
Toplumda yerleşmiş anlam ve düzen kavramlarına karşı çıkarak dil ve biçimde yeni deneylere giriştiler. Çıkardıkları çok sayıda derginin içinde en önemlisi 1919-1924 arasında yayınlanan ve <strong>Andre Breton, Louis Aragon, Philippe Soupauld, Paul Eluard</strong> ile <strong>Georges Ribemont-Dessaignes</strong>’in yazılarının yer aldığı Litterature&#8217;dü. Dadacılık 1922 sonrasında etkinliğini yitirmeye başladı. Dadacılar gerçeküstücülüğe yöneldi.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/dadaizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gelecekçilik</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/gelecekcilik.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/gelecekcilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:43:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/gelecekcilik.html</guid>
		<description><![CDATA[
GELECEKÇİLİK (Fütürizm)
 20. yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkmıştır. Edebiyatta devrim ve dinamizmi vurgulayan akım olarak değerlendirilir. İtalyan şair, romancı, oyun yazarı ve yayın yönetmeni Filippo Tommaso Marinetti’nin 1909’de Paris’te Le Figaro gazetesinde yayınladığı bildiri gelecekçiliğin manifestosu oldu. Bildiride, &#8220;Bizler müzeleri, kütüphaneleri yerle bir edip ahlakçılık, feminizm ve bütün yararcı korkaklıklarla savaşacağız&#8221; deniyordu. Bu geçmişin bütünüyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>GELECEKÇİLİK (Fütürizm)</strong></li>
<li> 20. yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkmıştır. Edebiyatta devrim ve dinamizmi vurgulayan akım olarak değerlendirilir. İtalyan şair, romancı, oyun yazarı ve yayın yönetmeni <strong>Filippo Tommaso Marinetti</strong>’nin 1909’de Paris’te Le Figaro gazetesinde yayınladığı bildiri gelecekçiliğin manifestosu oldu. Bildiride, &#8220;Bizler müzeleri, kütüphaneleri yerle bir edip ahlakçılık, feminizm ve bütün yararcı korkaklıklarla savaşacağız&#8221; deniyordu. Bu geçmişin bütünüyle reddi demekti. Aynı bildiride, &#8220;Biz dünyadaki gerçekten sağlıklı tek şeyi, yani savaşa ve ölüme götüren güzel düşünceleri yüceltiyoruz&#8221; sözleri, siyasal alanda o dönemde gelişen faşizmden yana bir tavrın da açık göstergesiydi.<br />
Gelecekçiliğin kurucusu <strong>Marinetti</strong>, Avrupa’da birçok yazarı etkiledi. Rusya’da <strong>Velemir Hlebinikov</strong> ve <strong>Mayakovski</strong> gelecekçiliğe yöneldi. Rus gelecekçiler kendi bildirgelerini yayınladı. <strong>Puşkin, Tolstoy, Dostoyevski</strong> reddedildi. Şiirde sokak dilinin kullanılması istendi. 1917 Ekim devriminden sonra da gelecekçi akım güçlendi. <strong>Mayakovski</strong>’nin ölümüne kadar etkisini sürdürdü. İtalya’daki gelecekçiler ilk şiir antolojisini 1912’de yayınladı. Gelecekçilik faşizm ile özdeşleşti. Ve 1920’lerin ortalarına doğru etkisini yitirdi. Eserlerinde mantıklı cümleler kurmayı reddeden gelecekçilerin parolası, &#8220;sozcüklere özgürlük&#8221;tü. <strong>Ezra Pound, D. H. Lawrence</strong> ve <strong>Giovanni Papini</strong> bu akımdan etkilenen yazarlardır.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/gelecekcilik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İdealizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/idealizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/idealizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/idealizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
İDEALİZM
 Dünyayı ve varoluşu bilinç ve düşünceye öncelik vererek açıklama öğretisinin temel olduğu felsefi akımın edebiyattaki uzantısıdır. İdealist felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde de görülür. 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak doğmuştur. Çağcıl yaşamın artık makineleşen toplumları ve alabildiğine serpilip gelişen kentleriyle bireyi topluluk içinde yaşamaya zorladığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>İDEALİZM</strong></li>
<li> Dünyayı ve varoluşu bilinç ve düşünceye öncelik vererek açıklama öğretisinin temel olduğu felsefi akımın edebiyattaki uzantısıdır. İdealist felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde de görülür. 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak doğmuştur. Çağcıl yaşamın artık makineleşen toplumları ve alabildiğine serpilip gelişen kentleriyle bireyi topluluk içinde yaşamaya zorladığını vurgulayan idealizm, bir arada yaşamanın yarattığı ortak kanı ve duyguları dile getirmeyi amaçlamaktadır.<br />
Topluluk bilincini ve bu bilince göre bireyin varoluşunu, yaşamı belli belirsiz yönlendiren kimi tinsel gerçekleri betimlemeyi ön planda tutar. En büyük temsilcisi Fransız yazar <strong>Jules Romains</strong>’tir. Bu akımın temelleri, <strong>Romains</strong>’le <strong>Chenneviere</strong>’nin yazdığı Petit Traite de Versification (Şiir üzerine küçük inceleme) ve <strong>Georges Duhamel</strong>’le <strong>Charles Vildrac</strong>’ın kaleme aldığı Notes su la Technique Poetique (Şiir tekniği üzerine notlar) adlı eserlerde ortaya konulmuştur.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/idealizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sembolizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/sembolizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/sembolizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:42:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/sembolizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
SEMBOLİZM (Simgecilik)
 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da ortaya çıkmış ve 20. yüzyıl edebiyatını önemli ölçüde etkilemiştir. Bireyin duygusal yaşantısını dolaysız bir anlatım yerine simgelerle yüklü ve örtük bir dille anlatmayı amaçlar. Simgecilik, geleneksel Fransız şiirini hem teknik hem de tema açısından belirleyen katı kurallara bir tepki olarak başladı. Simgeciler, şiiri açıklayıcı işlevinden ve kalıplaşmış bir hitabetten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>SEMBOLİZM (Simgecilik)</strong></li>
<li> 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da ortaya çıkmış ve 20. yüzyıl edebiyatını önemli ölçüde etkilemiştir. Bireyin duygusal yaşantısını dolaysız bir anlatım yerine simgelerle yüklü ve örtük bir dille anlatmayı amaçlar. Simgecilik, geleneksel Fransız şiirini hem teknik hem de tema açısından belirleyen katı kurallara bir tepki olarak başladı. Simgeciler, şiiri açıklayıcı işlevinden ve kalıplaşmış bir hitabetten kurtarmayı, şiirle insanın yaşantısındaki anlık ve geçici duyguları betimlemeyi amaçladı. Simgeciler, dile getirilmesi güç sezgi ve izlenimleri canlandırmaya, şairin ruhsal durumunu ve gerçekliğin belirsiz ve karmaşık birliğini dolaylı biçimde yansıtacak özgür ve kişisel eğretileme ve imgeler aracılığıyla varoluşun gizemini aktarmaya çalıştılar.<br />
Simgeci şiirin başlıca temsilcileri <strong>Charles Baudelaire</strong>’nin şiir ve görüşlerinden fazlaca etkilenen Fransız <strong>Stephane Mallarme, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud</strong>’dur. Sembolik yazarlar arasında <strong>Jules Laforgue, Henry de Regnier, Rene Ghil, Gustave Kahn</strong>, Belçikalı <strong>Emile Verhaeren</strong>, ABD’li <strong>Stuart Merrill, Francis Viele Griffin</strong> yer alır.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/sembolizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Naturalizm</title>
		<link>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/naturalizm.html</link>
		<comments>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/naturalizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 11:42:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/naturalizm.html</guid>
		<description><![CDATA[
DOĞALCILIK (Natüralizm)
 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında etkili olmuştur. Doğa bilimlerinin, özellikle de Darwinci doğa anlayışının ilke ve yöntemlerinin edebiyata uyarlanmasıyla gelişmiştir. Edebiyatta gerçekçilik geleneğini daha da ileri götüren doğalcılar, gerçekleri ahlaksal yargılardan, seçici bir bakıştan uzak bir tutum ve tam bir bağlılıkla anlatmayı amaçlar. Doğalcılık, bilimsel belirlenimciliği benimsemesiyle gerçekçilikten ayrılır. Doğalcı yazarlar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font class="yazi"></p>
<li><strong>DOĞALCILIK (Natüralizm)</strong></li>
<li> 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında etkili olmuştur. Doğa bilimlerinin, özellikle de Darwinci doğa anlayışının ilke ve yöntemlerinin edebiyata uyarlanmasıyla gelişmiştir. Edebiyatta gerçekçilik geleneğini daha da ileri götüren doğalcılar, gerçekleri ahlaksal yargılardan, seçici bir bakıştan uzak bir tutum ve tam bir bağlılıkla anlatmayı amaçlar. Doğalcılık, bilimsel belirlenimciliği benimsemesiyle gerçekçilikten ayrılır. Doğalcı yazarlar, insanı ahlaksal ve akılsal nitelikleriyle değil, rastlantısal ve fizyolojik özellileriyle ele alır. Doğalcı yaklaşıma göre, çevrenin ve kalıtımın ürünü olan bireyler, dıştan gelen toplumsal ve ekonomik baskılar altında ezilir, içten gelen güçlü içgüdüsel dürtülerle davranırlar. Yazgılarını belirleyebilme gücünden yoksun oldukları için yaptıklarından sorumlu değillerdir.<br />
Doğalcılığın kuramsal temelini <strong>Hippolyte Taine</strong>’in Historei de la Litterature Anglaise (İngiliz edebiyatı tarihi) adlı eseri oluşturur. İlk doğalcı roman <strong>Goncourt Kardeşler</strong>’in bir hizmetçi kızın yaşamını konu alan Germinie Lacarteux adlı yapıtıdır. Ama <strong>Emile Zola</strong>’nın Le Roman Experimental (Deneysel Roman) adlı eseri akımın edebi bildirgesi sayılır. <strong>Zola</strong>’nın yanısıra G<strong>uy de Maupassant, J. K. Huysmans, Leon Hennique, Henry Ceard, Paul Alexis, Alphonse Daudet</strong> doğalcı eserler veren yazarlardır.</li>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.videoders.net/edebiyat/edebi-akimlar/naturalizm.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
